14.01.2026
Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında yaşanan yapısal insan hakları krizine dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Tanrıkulu, önergeye ilişkin yaptığı açıklamada; cezaevlerinde şeffaflık, etkin soruşturma ve bağımsız denetim çağrısında bulundu.
“Yapısal Bir İnsan Hakları Krizi Yaşanıyor”
Türkiye’de ceza infaz kurumları; son yıllarda yaşam hakkı ihlalleri, işkence ve kötü muamele iddiaları, sağlık hakkına erişim sorunları ve haberleşme özgürlüğünün sistematik biçimde engellenmesi ile anılmaktadır. 2023–2025 yılları arasını kapsayan dönemde cezaevlerinde yaşananlar, artık münferit olaylar değil, yapısal bir insan hakları krizine işaret etmektedir. Bu dönemde meydana gelen şüpheli ölümler ve intiharlar kamuoyuna yeterince açıklanmamakta; etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturmalar yürütülüp yürütülmediği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Yaşamını yitiren mahpusların aileleri adalet ararken, cezasızlık endişesi her geçen gün büyümektedir.
Haberleşme Özgürlüğü ve Savunma Hakkına Engeller
Mahpusların gazete, dergi ve kitaplara erişiminin engellenmesi; mektup, telefon ve avukat görüşlerine yönelik keyfi kısıtlamalar, cezaevlerini hukukun dışına iten uygulamalara dönüşmüştür. Haberleşme ve savunma hakkının bu denli sınırlanması, Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere açıkça aykırıdır.
Ayrımcılık ve Kadın Mahpuslara Yönelik İhlaller
Cezaevlerinde ayrımcı ve ırkçı muamele iddiaları, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki cezaevlerinde yoğunlaşmaktadır. Bu iddiaların Bakanlık tarafından özel ve bağımsız incelemelere konu edilip edilmediği kamuoyuna açıklanmalıdır. Kadın mahpuslara yönelik çıplak arama, cinsel taciz ve onur kırıcı muamele iddiaları ise cezaevlerinde insan onurunun ne ölçüde zedelendiğini göstermektedir. Bu iddialar karşısında etkili soruşturmaların açılmaması, mağdurların suskunluğa itilmesine yol açmaktadır.
Cezaevinde Çocuk Olmak: 0-6 Yaş Grubu ve Çocuk Mahpuslar
Cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan 0–6 yaş arası çocuklar, hiçbir suçu olmamasına rağmen fiilen özgürlüklerinden mahrum bırakılmaktadır. Bu çocukların sağlık, beslenme, psikososyal gelişim ve yaşam koşullarının nasıl denetlendiği kamuoyuna açık değildir. Öte yandan çocuk mahpuslara yönelik kötü muamele, orantısız disiplin cezaları ve keyfi sevk uygulamaları, çocuk adalet sistemi açısından vahim bir tablo ortaya koymaktadır.
Sağlık Hakkı ve Bağımsız Denetim Mekanizması
Sağlık hizmetlerine geç erişim nedeniyle mağdur olan ve yaşamını yitiren mahpusların sayısı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bulaşıcı hastalıklar ve aşılama programları konusunda cezaevlerinde yeterli ve kapsayıcı bir politika yürütülüp yürütülmediği belirsizliğini korumaktadır. Sivil toplum kuruluşları ve barolar tarafından hazırlanan çok sayıda cezaevi raporu bulunmasına rağmen, bu raporlarda yer alan iddiaların bağımsız ve tarafsız biçimde incelendiği etkili bir mekanizma halen oluşturulmamıştır.
Adalet Bakanlığı’na Çağrı: Şeffaflık ve İnsan Onuru
Cezaevleri, hukukun askıya alındığı alanlar değildir. Devletin sorumluluğu, özgürlüğünden yoksun bırakılan her bireyin yaşamını, sağlığını ve onurunu korumaktır. Bu nedenle Adalet Bakanlığı’nı derhal şu ilkelere yönelmeye çağırıyoruz:
Cumhuriyet Halk Partisi olarak cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri takipçisi olmaya, yaşam hakkını ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz.
Tanrıkulu, TBMM Başkanlığına sunduğu önergede ise Adalet Bakanı Tunç tarafından şu soruların yanıtlanmasını istedi:
1) 2023–2025 yılları arasındaki dönemde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ceza infaz kurumlarında işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında Bakanlığınıza kaç başvuru yapılmıştır? Bunlardan kaçı hakkında idari ve/veya adli soruşturma açılmıştır?
2) 2023–2025 döneminde, infaz koruma memurları veya diğer cezaevi personeli hakkında işkence ve kötü muamele iddiasıyla verilen disiplin cezalarının sayısı kaçtır?
3) 2023–2025 yılları arasındaki dönemde raporlanan darp, süngerli oda, falaka, çıplak arama ve kelepçeli muayene uygulamalarının mevzuattaki dayanağı nedir? Bu uygulamaların önlenmesi için hangi denetim mekanizmaları işletilmektedir?
4) 2023–2025 döneminde, kameraların bulunmadığı alanlarda gerçekleştiği iddia edilen işkence vakalarıyla ilgili olarak cezaevlerindeki kamera sistemleri yeterli midir; bu alanlar neden hâlen kamera kapsamı dışındadır?
5) 2023–2025 yılları arasında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi cezaevlerinde tecrit ve izolasyon uygulamasına tabi tutulan mahpus sayısı kaçtır?
6) 2023–2025 döneminde, F Tipi ve Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde uygulanan tecrit uygulamalarının süresi ve kapsamı hangi objektif kriterlere göre belirlenmiştir?
7) 2023–2025 yılları arasındaki dönemde, İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde uygulanan tecrit politikaları Bakanlığınız tarafından Anayasa ve AİHM içtihatları açısından nasıl değerlendirilmektedir?
8) 2023–2025 döneminde, keyfi disiplin cezaları (hücre cezası, görüş yasağı, iletişim kısıtlaması vb.) verilen mahpus sayısı kaçtır? Bu cezalara yapılan itirazların kaçı kabul edilmiştir?
9) 2023–2025 yılları arasında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi cezaevlerinden zorunlu sevk ve sürgün edilen mahpus sayısı kaçtır?
10) 2023–2025 döneminde, siyasi mahpusların aile ikametlerine uzak illere sevk edilmesine ilişkin özel bir uygulama veya yazılı/gayriresmî talimat bulunmakta mıdır?
11) 2023–2025 yılları arasında, sevk ve sürgün işlemleri sırasında meydana geldiği iddia edilen darp ve kötü muamele olayları hakkında kaç soruşturma açılmıştır?
12) 2023–2025 döneminde, cezaevlerinde bulunan hasta mahpus ve ağır hasta mahpus sayısı kaçtır? Bakanlığınızın güncel verileri nelerdir?
13) 2023–2025 yılları arasında, “cezaevinde kalamaz” raporu bulunmasına rağmen tahliye edilmeyen mahpus sayısı kaçtır? Bu kararların gerekçeleri nelerdir?
14) 2023–2025 döneminde, revire geç çıkarma veya hiç çıkarılmama şikâyetleriyle ilgili olarak kaç inceleme ve soruşturma yapılmıştır?
15) 2023–2025 yılları arasında, hastane sevklerinde uygulanan kelepçeli muayene kaç mahpusu kapsamıştır ve bu uygulama hangi zorunlu güvenlik gerekçelerine dayandırılmıştır?
16) 2023–2025 döneminde, cezaevlerinde ilaçların geç veya hiç verilmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını bildiren mahpus sayısı kaçtır?
17) 2023–2025 yılları arasında, ceza infaz kurumlarında meydana gelen şüpheli ölüm ve intihar sayısı kaçtır? Bunlardan kaçı hakkında etkin soruşturma yürütülmüştür?
18) 2023–2025 döneminde, mahpusların gazete, dergi ve kitaplara erişiminin engellendiği gerekçesiyle Bakanlığınıza yapılan başvuru sayısı kaçtır?
19) 2023–2025 yılları arasında, mektup, telefon ve avukat görüşlerinin engellenmesine ilişkin kaç idari işlem tesis edilmiştir?
20) 2023–2025 döneminde, cezaevlerinde ayrımcı veya ırkçı muameleye maruz kaldığını bildiren mahpuslara ilişkin Bakanlığınızca yapılmış özel bir inceleme var mıdır?
21) 2023–2025 yılları arasında, kadın mahpuslara yönelik çıplak arama, cinsel taciz veya onur kırıcı muamele iddiaları hakkında kaç soruşturma açılmıştır?
22) 2023–2025 döneminde, cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan 0–6 yaş arası çocuk sayısı kaçtır ve bu çocukların yaşam koşulları nasıl denetlenmektedir?
23) 2023–2025 yılları arasında, çocuk mahpuslara yönelik kötü muamele, disiplin cezası ve sevk uygulamalarına ilişkin Bakanlığınızın aldığı önlemler nelerdir?
24) 2023–2025 döneminde, cezaevlerinde kaç mahpus sağlık hizmetlerine geç erişim nedeniyle mağdur olmuş, kaç mahpus hayatını kaybetmiştir?
25) 2023–2025 yılları arasında, cezaevlerinde yürütülen aşılama ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele programlarının kapsamı nedir?
26) 2023–2025 döneminde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi cezaevlerine özgü bir hak ihlallerini önleme eylem planı hazırlanmış mıdır?
27) 2023–2025 yılları arasında, sivil toplum kuruluşları ve barolar tarafından hazırlanan cezaevi raporlarında yer alan iddiaların bağımsız biçimde incelenmesi için Bakanlığınızca yeni bir mekanizma kurulması düşünülmekte midir?